Patoloji nedir?

Vücut organlarında meydana gelen bozuklukları inceleyen bir tıp koludur. «Hastalıklar Bilimi» anlamına gelir.

Patoloji, eski yunanca hastalık anlamındaki 'pathos' teriminden türetilmiştir ve hastalıkların bilimsel yöntemlerle incelenmesi anlamında kullanılır. Daha geniş anlamıyla patoloji, hastalıklara yol açan nedenleri, bunların doku ve organları etkileme biçimlerini, hastalıklı doku ve organların özellikle morfolojik (biçimsel, görüntüsel) özelliklerini inceler. Bu anlamda patoloji, tıbbın temelini oluşturur.

Patoloji; anatomi ve fizyolojide öğrenilen bilgilere, hastalıklı organların çıplak gözle veya mikroskop altındaki anormal görünüşlerini ekleyerek hastalıkların daha kolay anlaşılmasını sağlar. Görünüşlerin karar vermeye çok yardımcı olduğu alanlarda, patolojik incelemenin tanıya ve uygun tedavi yönteminin belirlenmesine katkısı da çok büyüktür.

Günümüzde, tümörlerin tanısı başta olmak üzere, pek çok hastalığın kesin tanısı için patolojik inceleme gerekli ve zorunludur. a) Genel Patoloji ve b) Özel Patoloji olmak üzere ikiye ayrılır. Genel patoloji, hastalıklar» sınıflandırmak ve deyimleri tanımakla uğraşır. Özel patoloji ise hastalıkları ayrı ayrı inceler, çarelerini araştırır. Patoloji yalnız insan değil hayvan ve bitkilerin de hastalık hallerini inceler. Patolojiyle uğraşan kişilere Patolog denir.

Tarihi

İlk çağlarda; hastalıkların tanrıların insanları cezalandırmak için kullandıkları bir araç olduğuna inanılıyordu. Her hastalık bir günahın, suçun cezasıydı. Bu inanç, din adamlarının etkinliğini ve gücünü de artırıyordu. Batı Anadolu ağırlıklı eski Yunan uygarlığında ve sonraları ibni Sina'nın yaklaşımlarında, hastalıklar ile tanrı(lar) arasındaki bağı koparma çabaları olmuştur. Atardamarlarda hava değil, kan bulunduğunun anlaşılması bile, insanlık tarihinin yakın dönemlerindedir (Galen, MS 200).

Orta çağ boyunca Avrupa'da hastalıkların içsel ve dışsal nedenleri olduğu yönünde (ilahi olmayan) düşünceler ortaya atılmış ve böyle düşünenler genellikle bundan zarar görmüşlerdir! Rönesans ile birlikte, hastalıklar konusunda fiziksel neden-sonuç ilişkileri gündeme gelmiş, salgın hastalıklardan insandan insana geçen etkenlerin sorumlu olabileceği gibi görüşler "gözleme dayanarak" ortaya atılmıştır.

Dolayısıyla, "gözlem"in hastalıkları anlama açısından önem kazanması ve bugün anladığımıza yakın anlamda patolojik incelemeler yapılması rönesans ile başlar. Eski Mısır uygarlığında da "haruspex" isimli saray görevlilerinin belli hayvanların organlarını kesip inceledikleri bilinmektedir. Özellikle karaciğerin kesit yüzünü değerlendiren "haruspex"leri ilk patologlar olarak görmek mümkün olabilir.

Ancak, "haruspex"lerin (sözcük anlamı:kahin)incelemeleri o karaciğerde ne olduğunu açıklamayı değil, uğruna bir hayvanın karaciğeri çıkarılan kişinin geleceğinin ne olduğunu tahmin etmeyi amaçlıyordu! Patologluk, bu falcılık yönünü zamanla kaybetmiştir!. Patolojinin büyükbabası olarak kabul edilebilecek kişi, Padua Üniversitesi anatomi profesörü Giovanni Battista Morgagni'dir (1682-1771 veya 1777). Morgagni'nin 1761'de yayımladığı kendi yaptığı 700 otopsiyi anlattığı kitabı bir dönüm noktasıdır.

Bundan sonraki dönemde "etiyoloji", "lezyon" ve "semptom" arasında ilişki kurularak bugün bildiğimize yakın, tanrısal yönü olmayan, bir "hastalık" kavramı oluşmuştur. Bu dönemde Bichat, Laennec, Dupuytren, Hodgkin, Addison, Paget, Rokitansky gibi; adları bugün de yaşayan hekimler, patoloji bilgisinin artmasına katkıda bulunmuşlardır. İnsan ve hayvanların aynı mikroskobik yapıtaşlarından (hücrelerden) yapıldığını ilk kez söyleyen, histolojinin babası olarak kabul edilen Theodor Schwann (1810-1882) da böyledir.

Patolojinin 1980'lere kadar kullanılmakta olan yaklaşımlarının hemen tümünün kaynağı olarak "hücresel patoloji"nin kurucusu Rudolph Ludwig Karl Virchow (1821-1902) gösterilmektedir. Histopatolojik incelemeye dayanan bu yaklaşımda "hücre"; yaşamı, hastalıkları ve ölümü açıklamaya yönelik tüm çabaların odak noktasını oluşturur. "Omnis cellula a cellula" (her hücre bir hücreden doğar) sözü bu yaklaşımın temelidir.

Virchow, hastalıklı hücrelerin de sağlam hücrelerden oluştuğunu vurgulayan ilk bilim adamıdır. Politik radikalliği ile de bilinen Virchow'un başyapıtı "Fizyolojik ve Patolojik Histolojiye Dayanan Hücresel Patoloji" art arda verdiği 20 konferansın ardından 1858'de yayımlanmış ve bilginin hızla biçim ve içerik değiştirmesine karşın, sonraki yüzyıl boyunca etkinliğini sürdürmüştür. "Tromboz", "lösemi", "atrofi", "hipertrofi", "miyelin" gibi pek çok terim ilk kez Virchow tarafından kullanılmıştır.

Günümüzde, moleküler yöntemlerin gelişmesi ile bu tür yöntemler de patolojik incelemelerde gittikçe artan biçimde kullanılmaya başlanmıştır. Bunlar arasında, DNA başta olmak üzere, "genetik materyal" ile ilgili olanların önemi özellikle artmaktadır. Ülkemizde patoloji, Osmanlı döneminin tek tıp fakültesi olan askeri tıp fakültesinde (Gülhane) Alman bilim adamları tarafından ilk kez uygulanmıştır. Dolayısıyla, Patoloji Türkiye'ye Gülhane ile gelmiştir. İlk Türk patologlarının tümü askerdir. Ülkemizde patolojinin kısa bir tarihi bu konuda daha fazla bilgi edinmenizi sağlayabilir.

Tıp eğitiminde patolojinin yeri

Günümüzde tıp fakültesi düzeyindeki bütün okullarda patoloji en ağırlıklı derslerden biri olarak okutulmakta ve ders saati sayısının çokluğu açısından da pek çok kurumda ilk sırayı almaktadır. Bu dersler bir veya iki seneye yayılmaktadır.Gelişmiş ülkelerde de, yalnızca 'ders anlatma' yolu ile öğretim pek çok kurumda neredeyse tümüyle ortadan kalkmakta olmasına rağmen, öğrencinin başarısının değerlendirilmesinde patoloji bilgisinin ölçülmesi önemini korumaktadır.

Patoloji öğretiminden beklenen; öğrencinin hastalıklı doku ve organları inceleyerek, neden (etiyoloji) ve sonuç (hastalık bulguları) arasındaki bağlantıları kavrayabilmesini sağlamaktır. Patoloji eğitimi, hastalıklar bilgisine görsel bir boyut kattığı için, öğrenilenlerin daha anlaşılır ve kalıcı olmasını sağlama açısından önemlidir. Bu yönleriyle patoloji, 'temel' bir tıp dalıdır. Patolojide öğrenilenler, hemen tüm klinik dallarda o dala özgü bilgilerin öğrenilmesini kolaylaştırır.

Patolojinin metodları

Patolojide fizik, kimya, anatomi, histoloji ve bakteriyolojide kullanılan metodlar uygulanır. Patolojide kullanılan bir diğer metod da otopsidir. Otopsi bütün organların çıplak gözle muayenesini sağlar. Bu muayenelerde ölüm sebepleri ve hastalıklarda organ yapısında ortaya çıkan bozukluklar (lezyonlar) belirlenebilir. Bozukluk her zaman çıplak gözle görülemez. bazen da mikroskobik bir inceleme yapmayı gerektirir.

Mikroskobun gelişmesi, tespit metodlarıyla hücrenin canlı organizmada olduğu gibi incelenebilmesinin mümkün olması, elektron mikroskobunun çalışma alanına girmesi, doku kültürlerinin yapılabilmesi, mikroskobik muayenelerde fizik ve kimyasal usullerin kullanılması, patolojinin araştırma alanını genişletmiş ve oldukça ayrıntılı araştırmaların yapılabilmesine imkan vermiştir. Patolojinin Bölümleri

Patolojik anatomi

Hastalıklarla ilgili olarak organ ve dokularda meydana gelen ve çıplak gözle veya mercekle görülebilen değişikliklerin incelenmesidir. Böylece 0,1 milimetreden büyük olan değişiklikler incelenebilmektedir. Histopatoloji ve sitopatoloji: Histopatolojide doku ve hücreler, sitopatolojide ise hücre ve bakteriler incelenebilir. Sitopatolojinin gelişmesi, kanserin erken teşhisinde birçok merhalenin alınmasını sağlamıştır. Vücudun çeşitli salgılarından ve yerlerinden alınan örneklerle hücre karakterinin değişmesinin görülmesi bir kanser habercisi olarak ele alınır ve ona göre hareket edilir.

Cerrahi patoloji

Diğer ismi biyopsidir. Cerrahi müdahale ile veya özel iğnelerle hastalık bölgelerinden alınan parçaların incelenmesidir.

Histokimyasal patoloji

Mikroskobik inceleme için hazırlanan doku ve kesitlerin çeşitli boyama metodlarıyla incelenmesi.

Deneysel patoloji

Hastalıkların hayvanlarda araştırılması ve tedavi usullerinin denenmesinde kullanılan bir araştırma alanıdır.

Klinik patoloji

Biyokimyasal, mikrobiyolojik ve kan muayenelerinin beraberce yapılması ve hastalıkların teşhisi ve tedavisinde kullanılan bir araştırma alanıdır.

Genel patoloji

Genel anlamda hastalıkların sebeplerini ve hastalıkların oluş biçimlerini, hastalıklar sonucunda organ ve dokularda meydana gelen fonksiyon bozukluklarını inceleyen patolojinin en geniş dalıdır.

Özel patoloji ve sistem patolojisi

Her sistem ayrı ayrı ele alınır. Her sistemi tutan hastalıklar incelenirken hastalığın amili, oluşu ve ortaya çıkan patolojik durumlar araştırılır. Patolojinin bunlardan başka, Genetik Patoloji, Adli Tıp Patolojisi, Submikroskobik Patoloji, Coğrafik Patoloji gibi çok özelleşmiş dalları da vardır.

Sözlükte "patoloji" ne demek?

1. ( pathos hastalık, logos bilim) hek. hastalıklar bilimi.

Patoloji kelimesinin ingilizcesi

n. pathology
Köken: Fransızca

Son eklenenler

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç